3 Aralık 2016 Cumartesi

VİYANA'DA YILBAŞI .. KONSERLER VE RESTORANLAR..



Viyana soğuğuna aldırış etmeyenler hiç kuşku yok ki eşsiz yenila giriş destinasyonlarından birisi.

Normal zamanda Viyana’ya gitmek ile yılbaşı sürecinde gitmek arasında da herkesin hesaplaması gereken maliyet farkları olduğunu biliyoruz.

Bu yazımız biraz ,kısıntı yapmazsak Viyana’da neler yaparız diyenler için aslında.

Yeni yıl için otellerin aldığı talep oldukça fazla ve bu da yeni yıl ücretlerine yansımakta.Normal sürecin hemen hemen iki katına çıkan konaklama ücretlerine yeni yıl için Hofburg Sarayındaki balonun biletleri de eşlik edebiliyor.Kategorilerle bölünen yılbaşı balosunda ücretler 5000 doların üzerine dek sıçrayabiliyor.

Aynı zamanda yeni yıl yemeği dediğimiz ,yılın ilk gününün yemekleri de sarayda çeşitli salonlarda farklı farklı müzikler eşliğinde gerçekleştiriliyor.

**

Yeni yıla girerken  Viyana’nın geleneklerinden birisi de ünü dünyaya taşan Viyana Filarmoni Orkestrasının vereceği konserlerin gerçekleştirilmesidir.

Viyana Filarmoni Orkestrasının konserini takip etmek için ayakta 200 eurodan başlayan fiyatlarla kategori seçimini yapmanız ve bilet alma işinizi de son dakikaya bırakmamanız gerekli.Kategorilerde satışlar biletler satışla çıktıktan çok kısa süre içinde tamamlanmaktadır.

Fakat yolunuz Viyana ‘ya düşüp de ,konsere gidemedim derseniz aslında bir şansınız daha var,o da konserin dev ekranlardan izlenmesi.Meydanlarda yılbaşı gecesinde Viyana Filarmoni Orkestrasının verdiği konser de dahil olmak üzere konserler ekranlardan yansıtılıyor ve önünde de oldukça kalabalıklar birikiyor.Yine de soğuğa aldırış etmemek mümkün olmadığı için bu seçimi yapmak isteyenlerin alt ve üst içlikler edinerek Viyana’da yeni yıla girmesini öneririz.

**

Tüm bunları sizlere ilettikten sonra hala yılbaşı için Viyana iyi bir tercih diyorsanız,kesenizi de biraz açtı iseniz ,sırada Viyana’da sizi biraz daha masrafa sokacak önerilerle devam edelim.

Aslında Viyana cafelerinde 24 saat aslı yazımızın içinde ,Kasım 2016 yazımızda, keseyi fazla açmamak isteyenler için önerilerde bulunmuştuk.Bu yüzden bir alternatif olarak da bugün diğer önerilerimize geçelim.

**

1.İlk sıraya bizler kişisel tercihimizi koyuyoruz.

PETZ IM GUSSHAUS

Christian Petz kendi kariyerini  bırakarak Viyana’nın en ünlü işletmelerini yönetmiş olmayı geride bıraktı ve kendisine bu işletmeyi açtı.

gusshaus.at adresinden ulaşabilirsiniz.

2. Viyana denince akla gelenlerden birisi

AMADOR’S WIRTSHAUS & GREISSLEREI

Üç Michelin yıldızlı bu restoran için usta şef Juan Amador ve şarap yapımcısı Fritz Wieninger ortaklık oluşturdular.Restoranın fiks menüsü tercihiniz olabilir ve geniş kavı da sizi seçim yapmakta zorlayabilir.

3. DAS LOFT

Hele hele konaklamasını Sofitel Otel’de yapanlar için akşam yemeği tercihi olarak tercih edilebilir.Otelin 18.katından sizlere Viyana manzarası getirmekle kalmıyor,üreticilerin kendilerine sakladıkları ve arasanız bulamayacağınız şaraplara ulaşmanıza da aracılık ediyor.

4.BANK BRASSERIE

Mart ayında Park Hyatt otelinin içinde açıldı.Deneyimlemedik.Övgü dinledik.Bilginize aktamış olalım.

5.STEIRERECK

Efsane..

Çok şey yazmaya gerek var mı bilemedik..

steirereck.at

Usta şef Heinz Reitbauer’in işletmesi Stadpark’ta..Gerçekten çok yazmak gereksiz bu bölümde..Kimbilir belki ayrı bir yazı konusu için daha geniş değiniriz Steirereck’e.

6.Deneyimlemedik ama listeye alışımız World of Fine Wine tarafından ilk sırayı almasından kaynaklanmaktadır.

SILVIO NICKOL

Tadım seansları da mevcut.

Meraklısı için

palais.coburg.com

**

Evet Viyana..

Eşsiz Viyana..

Kasım’da yazdığımız gibi..

Çok mu seversiniz..Belki hayır..

Ama asla hadi gidelim fikrinden uzaklaşamazsınız..

Bu yazıda da Viyana’da yılbaşı geçirmeyi düşünecekler ve gittiklerinde lezzet arayacaklar için bir iki ufak cümlemiz akıllarda yer edecekse  ,ne mutlu bizlere.

Bir başka yazımızda buluşmak üzere..





2 Aralık 2016 Cuma

HAMSİLİ PİLAV,HİNDİ TANDIR,ZİNFANDEL KIRMIZI..AKŞAM YEMEĞİ MENÜMÜZ


Lüfer bitti,palamut gitti..

Balığın ölü dönemindeyiz,meydan küçük balıklara kaldı.Biz de evimizdeki lezzeti yeni ayın ilk lezzeti olarak sizlerle paylaşalım istedik.

Bugünkü menümüzde

** Hindi tandır

** Hamsili Pilav

** Pancarlı-Mozzarellalı salata

Ve California Bölgesinin en bilinen üzümü Zinfandel ile eşlik edeceğimiz bir kırmızımız var.

Hazır olarak ise vişneli bir tart aldık kendimize ki en sonunda espresso ile birlikte kapanışı yapacağız.

**

Bu menüyü sizlerle paylaştıktan sonra Zinfandel ile başlayalım.

California Bölgesinin en bilinen üzümünün gitgide beyaz Zinfandel’i tercih edilmeye başlanıldı.

Aslında beyaz dedikleri bizim roze rengindeki zinfandel oluyor.Bizim ise bu çok tercih edilen roze ile pek aramız tutmuyor,zaman zaman yudumlasak da roze konusunda ilk tercihimiz kendisi değil,hatta beyaz tercihlerimiz yüzünden Japon mutfağı ürünlerinin dışında kendisinle pek birlikte olmuyoruz.

Zinfandel ile başladık çünkü Abd’liler bu üzümün uzun süre boyunca hep kendilerine ait olduğunu savundular,diğer benzerlerinin ise kendilerinden göç ettiklerine inandılar.İlk araştırmalar İtalya tarafından oldu ve dediler ki siz yanılıyorsunuz,Zinfandel’in anne tarafı İtalyandır..Zamanla bu sav düşse de,Hırvatistan’da köklerini buldular.Kısacası Zinfandel köken olarak Akdeniz’e uzandı..

Ki biz geçenlerde instagram hesabımızda Nişantaşındaki bir İtalyan restoranının önerisini size yazarken Zinfandel’in Gökçeada üretimini tercihlemiş ve sizlere de yazmıştık.Aslında Gökçeada şaraplarının ada şarabı olmasından dolayı ister istemez kişilerin zevkine hitap edemediği oluyor bu üretim şartlarından doğan bir süreç ,ama ada şaraplarına karşı isteksizliğiniz yoksa bizim topraklarımızdan da güzel bir öneri olmuştu.Bu gece ise yemeğimizde California üretimini masamıza konuk edeceğiz,ama Zinfandel için kırmızı tercih edenlere Y.Zelanda tatlarının da başarılı olduğunu iletelim.

**

Gelelim hamsili pilava..

San Sebastian için yazıyoruz lezzetleri ve bol bol da yazmaya devam edeceğiz.

Bizde de işin aslında bir hamsi gerçeği var.

Bugün pintxos yerine ,hindi tandırın da yanında iyi gider diye hamsili pilav ile devam edeceğiz.

Hamsili pilavda maydanoz,soğan,dolmalık fıstık,kuş üzümü,nane ,dereotu ve pirinç ana malzemelerimiz..

Aslında öncelikle içine kuş üzümü ,nane ,dereotu,olan pilavı yapıyoruz.

Zeytinyağında fıstık ve soğan kavururak başlıyoruz..

Pilav sonrasında da kılçıkları ayıklanmış hamsiyi sıraladıktan sonra fırına verirken pilavı hamsinin ortasına yerleştiriyoruz.

Pilavın üstü de hamsi ile kaplanıyor diyelim..Biz uğuruna da inandığımız için defne yaprağını da eksik etmiyoruz

30 dakika kadar ,180 derecede pişirip sıcak servis ediyoruz..

**

İsteyen için ek önerimiz hindi tandır..

Mozzarellalı pancar salatası da meraklısı için araştırabileceği bir salata türü olsun..

**

Bu ayın yazılarına ,kendi mutfağımızdan bir lezzetle başladık..

Yeni yıl geliyor,insan heyecanlanıyor,umutlanıyor..

28 Kasım 2016 Pazartesi

AYIN ALBÜMÜ: USTAYA SAYGI

Ustaya saygı koyduk ,yazımızın başlığını çünkü kendi ifadesi ile yaşayan efsane Paul Simon kendi ifadesi ile artık müzik kariyerinin sonuna doğru gidiyor ve gecikmeli de olsa bu sene içinde yayımladığı “Stranger to Stranger “ albümü –her ne kadar artık raf kalmadı ise de biz ustayı daha çok raflardan alan bir kitlenin sevdiğini bildiğimizden aynı terimle devam edelim –raflarda yerini aldı.
Rolling Stones tarafından en değerli söz yazarı ve besteci sıralamasında kendine ilk 100’de yer bulan Paul Simon yayımladığı son albüm ile Billboard albümler listesinde de ilk sırada kendine yer buldu.
Doğaldır ki, Sound of Silence’ı gerçekleştirdiğinde henüz 20’lerinin başlarında olan ve kariyerine 13 stüdyo albümü sığdıran “yaşlı kurt” yaşıtları gibi eski şarkılardan oluşan konserler yerine hala üretimde olduğu için büyük bir saygıyı hakettiği için ve yeni albümüne eleştiri getirmektense geçmişinden bu yana sunduklarının da etkisi ile ortayaş ve üstü tarafından da edinilmesi ile bu sıralama başarısına ulaştı.Ama buna da itiraz etmek yersiz olur,Graceland beklemek de haksızlık olur.
18. İstanbul Caz Festivali sürecinde kendisini canlı canlı Açıkhavada izlediğimizde tarih 19 Temmuz 2011 idi ve bazen hala haftasonları yürüyüşlerimize eşlik eden 2011 albümü So Beautiful or So What’ı da o sene içinde sunmuştu dünyaya.O gece Açıkhava’da olan herkes konser bitmesin istemiş ,ama o zaman da Paul Simon yaşlı bir kurt demişti.
Doğrusu bu yeni albüm So Beautiful or So What değil.
Eğer Stranger to Stranger bir kariyer bitişi albümü ise keşke yer değiştirmiş olsalardı diye düşünüyor insan.Ama geride neler neler var,bunu da bilerek sadece Paul Simon her daim dinlenir,ama belki eskileri daha da çok dinlenir diyoruz.
**
Kendi dilinden devam edelim..
Sound of Silence o kadar büyük bir başarı elde etti ki,çok gençtim ve bundan ötesi ne olacak diye düşündüm.
Aynı hissi ,Graceland ve Still Crazy After All These Years sonraları da hissettim ki muhteşem histiler diyor.
Elvis Presley ve Michael Jackson hatta John Lennon bile şöhret yüzünden hayata veda ettiler .Şöhret öyle bir şeydir ki,almanız gereken bazı kararları size aldırmaz diyerek devamı için açık kapı ihtimalini bıraksa da,biz bunu şurada yaşanacak çok yıl kalmadı,biraz da kendimle başbaşa kalsam diye yorumluyoruz.
**
Bugün Boy in The Bubble, Sound of Silence ya da Kodachrome dinlemek belki yersiz ama Dazzling Blue veya So Beautiful or So What dinlenebilir.
**
Stranger to Stranger ‘ı belki de son Paul Simon albümü diye bloğumuzda paylaştık.
Sevenleri için 2015 yılında sanatçının Avrupa sahasında konserler için turlayacağını da ekleyelim.

27 Kasım 2016 Pazar

MASAL DİYARI HALLSTATT

Aslında çok kelimelerle aynı sonuca çıkacak bir yazı yazmak istemedik bugün.
Bu yüzden kısaca toplayalım isterseniz..
**
Hallstatt..
Görmek gerekir..
Nokta..
**
Biraz detayına girersek – Bad Ischl yazımız daha üstlerde –onun da okunması (ki o uzun bir yazı olmuştu) iyi olur düşüncesindeyiz.
Yok eğer bu bloğa ,bu yazının yazıldığı Kasım 2016 sonlarından daha ileri bir tarihte girdi iseniz,Mondsee yazıları da yazılmış olur ki onlar da okunmalı diye düşünüyoruz..
**
Hallstatt için iki satır daha yazalım..
Birincisi günübirlik orada olmaktan ziyade eğer bir gece de kalırım derseniz ,daha mutlu olursunuz,sabah erken saatte Hallstatt bambaşka..
Akşam yemeği için de konaklama için de Seehotel Grüner Baum ‘u tavsiye edelim.
**
Peki nasıl gidilir..
Bad Ischl’a gitmek avantaj yaratır.Bad Ischl’a Salzburg’dan otobüsle ulaşabiliyorsunuz.
Trenyolu ile de otobüs ile de Hallstatt-Bad Ischl arasını alabilirsiniz.
**
Masal diyarı deniyor..
Dünyada mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisi deniliyor..
Bunların hepsi bir yana ..
Yüzünüzdeki gülümseme için Hallstatt’a gitmek gerekiyor..
Bizi de önceki yazılarımızı düşünürseniz,hiç yormadı Hallstatt..Kısa yazdık,bitti,görmek gerek fikri kaldı yadigar..
Not:Hallstatt bu haftasonunda videosu ve fotoğraflarları ile instagram hesabımızda haftasonu konuğumuzdu.Adresimiz @gurmehikayeleri

25 Kasım 2016 Cuma

GRAINSTACK MONET'NİN EN PAHALI ESERİ OLDU

İzlenimcilik ya da empresyonizmin ünlü temsilcisi  Monet’nin  1890-1891 yıları arasında yazın sonundan ilk bahara dek 25  kanvas serisini –Haystacks- Giverny-Fransa’daki evinin yakınlarındaki gözlemciliği ile resmetmişti.
Bu serinin içindeki “Grainstacks” –günbatımı – tablosu Christie’s ‘in düzenlediği müzayedede 81.4 milyon dolara alıcı bulurken,tüm zamanların en pahalı Monet eseri olan “Water Lily Pond”’u geçmeyi başardı.
Eserin normalde 45 milyon dolara satılması beklenirken , 2002’de Tom Morsico tarafından 12 milyon dolara alınan eser böylece aradan geçen dönemde % 578 lik değer artışı yaratmış oldu.
Son dönemde sanat eserlerine olan talebin yavaşladığının tartışıldığı dönemde Christie’s müzayedesi toplamda 246.3 milyon dolarlık ciro yaparken ,eserlerin % 80’inden fazlası beklendiği değerde alıcı buldu.
Paul Cezanne’ın 10 , Picasso’nun ise 9 milyon dolar ile alıcı beklediği eserleri de satılsa idi herhalde son dönemin en başarılı müzayedesi de gerçekleşmiş olacaktı.
Zozotown’ın sahibi olup aynı zamanda 2.6 milyar dolarlık varlığı ile Forbes listesinde de yer alan Yusaku Maezawa ise ise 1988 yılında hayata 28 yaşında veda eden Jean-Michel Basquiat eserine 57 milyon dolar ödedi.
**
Monet herkesin en sevdiği ressamlardan biri olmayabilir.
Ama bu biraz da “izlenimcilik” kelimesinin izlenim içeren düşüncesinin kişilerin kendince yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.
Aslında izlenimcilik de tam olarak budur.
İzlenim deyince bir şey düşünürsünüz..
Hoş izlenimcilik anlamının 180 derece tersine savrulursunuz gerçi ama bunu farkında olmadan yaparsınız.
İzlenimcilik 19. Yy da dünyayı ve özellikle doğduğu yer olan Fransa’yı derinden etkilemiş ve sanatın her alanında kendini hissettirmiş bir akımdır.
Doğadaki unsurları objektif şekilde değerlendirmek yerine ,sizin ondan ne çıkardığınızı ortaya koyma anlamını taşır..
Monet’in son tablosu için de serinin varlığını bilmeden tek esere gitmek olmaz.Monet 25 farklı çalışması ile aslında renkler ,ışık ,görsellik derken ;toprağın varlığının ve zenginliğinin çarpıcı vurgusunu yapmıştır.Üstüste 25 eser..Bu bile aslında toprağın bereketinin ve varlığının önünde saygı ile eğilmesidir.
İzlenimcilikte doğa var..
Doğa da büyülüdür.

24 Kasım 2016 Perşembe

ŞARABIN OLMA SÜRECİNİ BİLİYORUZ YA PEYNİRİN..

Şarap nasıl yapılır biliriz..
Görmemiş olan da bilir..
Kafasında canlandırmaması için bir sebep yoktur..
Bilir çünkü ..
Şarap üreteni dinlerse bilgiçliğini pek sevmeyebilir..
Zaten dinleyeceği de üreticisi değil şarabın kendisidir..
Bu yüzden bilir..
**
Kısa dille anlatırsak da..
Üzümler bağlardan toplandıktan ve sapları ayrıldıktan sonra ,hasır sepetlerden su tankına boşaltılır..
Ayakla veya tahta kürekle ezilir..
Bastırma süreci de günde 3-4 kere olmak üzere şıra veya meyve suyuna dönene kadar devam eder..
Maya kimyasal reaksiyon için eklenir,köpüren şarabın üzerinde asılı kalan karbondioksit bulutlarını salan şekerler alkole dönüştürülür..
Zahmetli iştir..Baharda asmalar kırpılır,bakımı yapılır ve bağlanır.
Yazın ilk çiçek soğancıklarıyla beraber önlemler artar dualar eksik olmaz ki havalar bozmasın ..Çiçek soğancıklarının büyüdüğünü görmek evlat yetiştirmek gibidir,etlenir,salkım haline gelinir ve yaz ,güze devrederken morarırlar.
İşte hani tadı tam olmadı dediğiniz üzüm ile birlikte hissiniz geçerli hale gelir bunun devamında..Pastırma yazınız kapıyı çalacak mı,bekleme riskini alacak mısınız..Hepsi üreticinin aslında o bilgiçliğinin sahadaki tecrübesi ve tabi ki biraz da içgüdüsü ile ilgilidir..
Ama yine de en sonunda bu hissin temelinde şarap konuşur.
Ve şans da..
Nihai karar ile hasat zamanı dersiniz..
Sonra yukarıda yazdığımız  süreç başlar..
Kimisi bekletilmez ,yıllandırılmaz..
Kimisi için de erken deriz..Bu da üzümün,bölgenin ve beklentinin mirasıdır..
Biz gündeme lafla getirsek de bazen de üreticinin ihtiyacı ile de şekillenebilir..
**
Ama gerçek olan ..Ağza canlı bir şey koyduğumuzda bizi canlı yaptığıdır.
**
Peki hani şarabın en iyi arkadaşı peynir..
O farklı süreçlerden geçerek mi düşer önümüze..Hayır elbette..
İyi bir usta,ama daha az bilgiçlik sunanı, peynir mayasını süt danalarının dördüncü mide odacığının içindeki sümükdokulardan toplar.Kurutulduktan sonra yüksek asit ihtiva eden ve pıhtılaşma sürecine girmeden önce de küçük parçacık haline getirilmiş son durumunu şaraba da yatırır ki süt jel haline gelsin..
Genelde şaraba yatırılmışa hasretiz..
Ama işte bu maya toplar kazeinleri etrafına..
Sütte protein vardır dedirten kazein..
Sonra süt fıçıya gider..Misel kavramı da burada devreye girer zaten..
Alt suyun ayrılması gerekir..Usta işidir..
Ve tuzlanır..
Ve kabına konur..Kaymaklar tekerlerinin şeklini alır..
Hepsi hepsi bu..
Süt sağım odalarında imalatçıların kendi sütleri ile üretim yapılır..Herşey bu süreçte o kadar çabuk olur ki..Birbuçuk,ikibuçuk saat arasında herşey tamamdır..
Ama peynir..
O yıllanır..
Farklı bir yere ,belki de yerin altına ,doğal klimalı yere götürülür ki mayalansın..
Clifton Fadiman’in ünlü tanımıdır..
Peynirin iyisi,kötüsü,tatsızı ,tuzlusu vardır da..Aslolan sütün sonsuzluğa sıçramasından geri kalanının peynir olduğudur..
Tadına doyulmaz peynir..
Şarabın dostu peynir..
**
Kimileri nasıl ki süreçte şarabı kullanır,onu arkadaşı yapar..
İşte kimileri de doğal havalandırma ortamında yıllanırken zeytinyağına da yatırır peyniri..
İşte bunu alırsınız peynirde..
Sürecinde zeytinyağı yemiş mi damağınız anlar..
**
Birbuçuk iki saatte peyniri üreten ve onu dinlendirmeye çeken üretici bıkmadan o tekeri çevirir..Önce günde bir,sonra aralıklı hale gelen süreçle..
**
Ama bu değildir tabi..
Koyunu danası.Ne yerse,nerede doğalının güzelini bulursa o gelir önünüze..
Ot ve dikenli kirli tabanlardan beslenen hayvandan size gelen peynir tatsız..
Özenle ona yeme ortamı hazırlanan,papatyalarla ,çiçeklerle beslenen canlının ürünü ise rengi ile de kokusu ile de tadı ile de başdöndürücüdür..
Şimdilik bu kadar..
Bu ikili ile bol bol devam edeceğimiz için önce bize nasıl geldiklerine gittik..

22 Kasım 2016 Salı

2017 MİCHELİN YILDIZLARI ÜLKE ÜLKE AÇIKLANIYOR


Ünlü lastik markası Michelin eskiden taşımacılık sektöründe iken,uzun araç kullananlar birlikte olduklarında güzergahta konaklama yerlerinin hangisinin leziz hangisinin temiz ve tabi ki güvenilir olduğunu bildirirlermiş.Bütün bunların birarada toplandığı rehber,gel zaman git zaman dünyada hem prestje dönüşmüş hem de eski özelliğini bir başka deyişle “nereye gitsek” özelliğini korumuş.

2017 için Michelin’in hazırladığı rehberler yayımlanmaya  başladı.Bölgelerde kapatılan restoranlar yıldızlarını kaybederken, kimileri yıldızları ile vedalaştı kimileri ise prestijleri için son oldukça önemli bir dönemeç döndüler.

Bir karışıklık olmasın diye bir de ek not verelim.Yıldız aslında ustaya bir başka deyişle şef’e verilmekte.Fakat sektör o kadar büyüdü ki ,ünlü bir şefin birden değil beşten ondan fazla da girişimi oluyor.Bu yüzden artık şefi ile anılan hangi restoranın da bu kategoriye girdiği önem kazanıyor.Özellikle büyük metropollerdeki 2 ve 3 yıldızlı restoran şefleri için geçerli olan bu durumu not olarak iletelim .Evet İngiltere’de mesela iki büyük şefin 3 yıldızlı Londra apoletleri var ama ikisinin izi Paris’ten Londra Havaalanına dek gidiyor.

**

Sizlerle kimi bölgelerin 2017 listelerinden bazı bölümleri de  paylaşalım.

İSVİÇRE

Önümüz kış ,destinasyon da yakın ,İsviçre ile başlayalım.Ülke nüfusu bazında kişi başına en çok Michelin yıldızlı işletmenin olduğu ülke özelliğinde.

3 yıldızlı üçlü yerlerini muhafaza ederken,Peter Kogl yönetimindeki Cheval Blanc yine konuşulmaya devam edilecek gibi duruyor.Basel’de bulunan otel nehir kenarındaki Grand Hotel Les Trois Rois içinde.

Barcelona yazımızı okuyanlar için şehirdeki en iyi Japon mutfağının temsilcisini sizlere tanıtırken Wagyu Eti denenmeli demiştik.3 yıldızlı eşsiz deneyim fırsatına bu restoranda ulaşmak isteyenler için de Wagyu Eti tercih edilmeli.

Ülkede 19 2 yıldızlı ve 95  bir Michelin yıldızlı ülkede,

139 adet de Bib Gourmands adresi var..

Peki nasıl anlatalım bu Bib Gourmand olayını..

Kısaca şu şekilde..

Biz yıldız vermedik ama ,siz tatmadan geçmeyin..

Yarın büyük ölçüde bunların arasından yeni apolet takacaklar olacak ve muhtemelen fiyatları da katlanacak;gelişimini kaçırmayın durumu.

2 yıldızı yeni alanlar:

Silver (Vals)

Ecco (Zurich)

Bir yıldıza kavuşan  11 İsviçre restorantından bazıları ise şu şekilde.

IGNIV (Bad Ragaz), Le Murenberg (Bubendorf),Glow (Davos),Tse Fung (Cenevre)

İTALYA:

Ülkenin tablosunu sunarak başlayalım..

8 adet 3 yıldız (değişmeden korundu)

41 adet 2 yıldız,

294 adet 1 yıldız.

27 adet yeni yıldız takan var, 5 adet adres de 2 yıldızlı kategoriye yükseldiler.

**

Böylece Heinz Beck’in La Pergola’sı hala Roma’nın bir numarası.

Bistro 64-Magnolia –Assaje- The Corner  ve Per Me ise

Roma’nın yeni yıldız takan işletmeleri.Roma yeni iki yıldız takan 5’linin adres listesinde yer almazken;

Milano ise

Seta ve Mudec ‘in (yıldızını parlatan Enrico Bardolini önderliğinde) kategorilerini 2 yıldıza taşımalarına ev sahipliği yapmakta.

Milano’nun yeni yıldızlı adresi ise Felix Lo Basso.

Milano’nun içinde 3 yıldızlı restoran bulunmasa da artık tüm dünyanın bildiği Brusaporto –Da Vittorio Bergamo’nun Milano’ya yakınlığı ile bu açığı kapatan ikiliden biri. Aynı zamanda 8’linin içinde de en bilindik olanlarından.

 

BİRLEŞİK KRALLIK

Eşi benzeri olmayan deneyim diye nitelendirilen 3 yıldızlı restoranlardan bölgede 4 adet mevcut ve 2’si Londra’da.

Gordon Ramsay  Chelsea’de kendi adını taşıyan restoranı ve

Ünlü The Dorchester otelindeki yönetimi ile Alain Ducasse eşsiz deneyim yaşatan kişiler oluyorlar.

Özellikle pub listesini de incelemek isteyenler için bölgenin tüm listesi


adresinde bulunabilir.

 

NEW YORK:

Wall Street Journal’ı bugün okurken NY için atılan başlığı buraya taşırsak aslında daha kolay 2017-NYC yazabiliriz.

13  yeni NY restoranı Michelin yıldızına sahip oldu diyor manşet.

Per Se üç yıldızını korurken,Brooklyn’in Aska’sı  kategori yükselerek 2 yıldıza terfi etti.

Bölgede Michelin yıldızlı 77 restoran var.Geçen sene bu rakam 76 idi.

En çok yıldıza sahip bölge 12 restoran ile Brooklyn olurken, Queens’ten tek restoran listeye girdi.

Per Se’nin hakkında çıkan olumsuz haberlere rağmen 3 yıldızı koruması başarı olarak kabul edilirken,

Eric Ripert ‘in Le Bernardin’i ve

Daniel Humm’un Eelev Madison Park’ı eşsiz deneyim yıldızlarını korudular.

Destinasyona gidecek okuyucularımız Michelin’in web sitesinden tüm listeye ulaşabilirler.

HONG KONG

61 HK ve 19 Macau restoranı ile bölge 80 işletmenin yıldızını önümüzdeki yıl yansıtacak.

Aslında HK özerk iken Çin restoranı 3 yıldız almıştı,ama o zaman bölge Çin’e ait değildi.

Bu yüzden Lung King Heen ‘in şefliğinde 3 yıldız edinen  Cantonese Restoran ( Four Seasons Hotel –HK)bu kategorideki  ilk Çin restorantı başarısı olarak da değerlendirilmiş.

Fakat seveni sevmeyeni için bilgilendirmeyi de düşelim,önerilen lezzet olarak da domuz barbeküsü denilmiş.Gittik ama nereden bilelim olmasın.Kaldı ki ,zaten bölgenin yeni deneyimleri ödüllendirmeyi seven Michelin Organizasyonunda çok sayıdaki restoranda adını bilsek yemezdik denilecek çok sayıda yemek olduğu da hepimiz tarafından bilinen bir gerçek.

Bölgede üst düzey restoran olarak İtalyan şefin Bo İnnovation’ı tüm dünyaca biliniyor ,meraklısı için not olsun bu bölümde.

BELÇİKA ve LÜKSEMBURG

Brugge’deki De Karmelit kapanınca,Belçika’da 3 yıldızını koruyan 2 restoran kaldı.Kruishotem’deki Hof van Cleve takip edilesi şef Peter Goossens ile bölgede ismini dillere destan etmişti.Muhtemelen ödün vermeden devam edecek gibi duruyor.

Lüksemburg’daki Mosconi ise yeniden iki yıldıza döndü.

Yine de bölgenin Michelin ile hemşehrilik avantajını koruduğunu da atlayalım.

Belçika’da 20 adet 2 yıldızlı restoran var. Lüksemburg’un da özellikle şeflerin ilgi alanına giren bir yerleşim yeri olması sebebi ile iki ülkedeki yıldızlı işletme sayısı 165 ‘e ulaşmış durumda.

ŞANGAY- EN UCUZ MİCHELİN RESTORANI

Yükselen nüfusu pahalı hale gelen konut fiyatları ile Şangay(Shangai) içinde de iyi yemek yerlerinde artış var.

Fakat bu yazıda Çin’de artan yıldızları değil de dünya üzerindeki en ucuz Michelin Restoranını sizlere aktaracağız.

Canton 8   öğle yemeğindeki 7 dolar denk gelen menüsü ile şu anda yıldız sahibi işletmelerin arasında en ucuzu olarak adını duyurdu.

-devam edecek-