Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2017 Çarşamba

KÜRESELLEŞME ÜZERİNE..

Küreselleşme üstüne uzun uzun yazmaktansa , Messi’nin fotoğrafını koyalım diye başladık instagramdaki sözlerimize geçtiğimiz haftasonu.Aslında anlatmak istediğimiz konu basitti.Messi’nin arkadan çekilmiş numarasını gösteren bir fotoğrafı bugün ilkokul çağındaki bir gencimizin,dünyanın herhangi yerindeki bir gencin kolayca çağrışım yapmasına aracı oluyor.
Bir şehrin bilinmesine,marka haline gelmesine yardımcı olan bir futbolcudan bahsediyoruz.Aslında teknolojinin gelişmesi ile Kasım ayında blogda yazdığımız Maradona ve Napoli yazısından farklı bir durumdan söz ediyoruz.
Bugün Eiffel ‘in sadece ayaklarını koymak Paris çağrışımı yapıyorsa,aslında tamamen ondan bahsediyoruz.
Markalaşmanın ötesine geçen bu gerçeklere de küreselleşme diyoruz aslında.
Bugün Real Madrid –Barcelona maçını canlı izlemek için yatağa yatmayan veya saatine göre erken uyanan Asya kıtasının yaşayanları bu gerçeği anlatıyor.
Futbolu icat eden İngilizler,önemli bir derbilerinin başlama saatini bu maça göre ayarlamaktalar.Bizim canlı olarak tanık olduğumuz Barcelona- A.Madrid maçının gündüz saatinde oynanmasının tek sebebi de dünyada oldukça fazla kişinin ayakta olduğu bir saatin seçilme çabasıdır.
Bütün bunlar,gelecekte daha da vahşi hale gelecek.Vahşi kelimesini özenle seçtik ,çünkü acaba Türkiye’de de bu maç yüzünden Fenerbahçe-Beşiktaş maçının başlama saati değişir mi diye düşündüğümüzde ,Beşiktaş teknik direktörünün verdiği ,biz maçı saatinde oynamak istiyoruz yanıtı bizi bu kelimeye yöneltti.
İleride şampiyonlar ligi ,gerçekten bir lig haline dönüşecek ve muhtemelen haftasonları da maçlar olacak.
Biz kendi işimize bakalım yanıtları ile bir süre daha idare ederken bir bakacaksınız ki, siz kendi işinize bakın demeler artacak ve insanlar TV den bile izlememe tercihini kullanacak.
Türkiye’nin gitgide artan eğilimle bu yanıtlara sığınması ,vahşi kelimesi kullanımını getirebilir.
Ama küreselleşme bunu takmıyor.
Mesele burada.
Bugün daha da uzatabileceğimiz bir yazı konusundayız.
Ama kısa keselim..Yazarken üzülmeyelim..
Şenol Güneş ,biz saatinde oynayalım dedikten sonra takımı rakip kaleye tek şut çekmeden 90 dakika tamamladı.Daha doğrusu iki güzide klübümüz maç boyunca,dünyanın durduğunu ,herkesin işi gücü bırakıp bu maça konsantre olduğunu sandığımız maçta topu topu bir kere maçı izleyenlere heyecan sundu.
Bu halde iken olmaz..
Esas mesele ,görsel olarak ,Messi’yi seyretme bizi seyret diyecek olanların bunun farkına varmaları ile ilgili.
Senelerce herşey dahil paket tatili sattıktan sonra,
Avrupa bizim herşey dahil olarak sunduğumuzun daha pahalısına oda –kahvaltı sunuyor ,biz neden yapmayalım demek ;herşeyi çözmüyor.
**
Kısacası küreselleşme dedik..
Keyif,rahatlık,görsellik,huzur ,hoşvakit geçirmeye geldik.
Burada bitirelim yazımızı..
Hiçbir sonuç paragrafı da yazmayalım..

21 Kasım 2016 Pazartesi

GİRONA'DA PAS GEÇİLMEMESİ GEREKEN 5 ADRES

Girona için genel yazımızı yazdık.
Şimdi sizlere bölgeden 5 mekan iletelim.Bunların ilk sırasında ,ne yazık ki gidemediğimiz ama ünü artık Avrupa’yı da aşan dünyaca ünlü restoran var.
EL CELLAR DE CAN ROCA
Avrupa’nın en iyisi kabul edilen bu restoranda yer bulabilmek çok büyük marifet.Üç kardeşin,kendi iş bölümleri çerçevesinde yürüttüğü restoranla ilgili duyduklarımızdan bize “yaa “ dedirten ,ağacından zeytini ellerle koparıp yemek oldu.Masaya servis edilen ağaç ile ilgili çok sevdiğimiz bir dostumuzun deneyimini buraya aktarmış olalım.
Restoranın yemekleri,bahçesi ve tabi ki kavı dillere destan.
Rezervasyonu bile zor.
Ücret konusunda ise artık bir şey yazmanın anlamı yok.Bu kadar popüler bir restoran için pahalı –ucuz kavramı yerine ;
Gideriz-gitmeyiz düşüncesi ön planda olmalı.
Tıpkı Camus’nun “Mutlu Ölüm”ündeki  gibi..
Mutlu Ölüm diye bir şey yoktur.Anlamlı veya anlamsız hayat yaşanarak ölünmüş olunabilir.
El Cellar De Can Roca ..
Ya da size yol yaptıran başka bir yer,başka bir mekan..
Hayatın anlamı değil midir..
SUNSET JAZZ CLUB
Belki yolunuzun düştüğü gün bir canlı performans vardır,belki yaz aylarındaki müzik günlerine denk gelmişsinizdir.
Harika bahçesi,sıcacık inasanların  eşlik ettiği jazz ritmleri ve harika kokteyller ile beklentinizin ötesinde bir gece geçirmenize yardımcı olacaktır bu jazz club.
Yok eğer zaten festival için orada iseniz, zaten adımlarınız sizi oraya götürecektir.
Eski şehirdeki bu club ,yolunuz Girona’ya düşerse sizi bekliyor.
HOTEL GRAN ULTONIA
Konaklamanız için de değerlendirebileceğiniz bu otein roof-bar’ı geceyarısından sonra da ayakta kalırım diyenler için yaz aylarında bir ferahlama mekanı.
Caiporoska ve cava  ellerden düşmüyor.
LA FABRICA –BİSİKLET CAFE
Ortam güzel,dekor şahane,ilginç tshirtler satışta,sahipleri ilgili ,kahveler enfes.
Bisikletseverlerin değil,ortam Pirenelere yakın olunca bizzat bisikletçilerin mola verdiği ;güne başladığı ya da antremandan döndüğü yere uğramak gerek.
MASSANA RESTAURANT
Pere Massana ve eşi Ana Roger’ın liderliğinde ,Girona’da El Cellar de Can Roca’da yemek yiyemezseniz veya alternatif bir yer de aradığınızda sizi bekleyen restoranı kaçırmayın.
Michelin ödüllü restoranda set menünün dışında set de şarap menüsü var ve eşleştirme yöntemi deneniyor.
Tuna balığı ile ve domatesin içiçe girdiği salata leziz,Fas pancake’i Bagrir’in karidesli karışımı harika.
Mantarlar doğadan ve vahşi,istakozlar büyük ve trüflü carpaccio ile içiçeler..
Lezzet şöleni sürüyor..
Deniz tarağının eti rosto halinde masada ki bunu aslında patates içine evde de denemek gerekir.
Restoran yumurtayı seviyor,bunu not olarak düşelim.Domuz kısmını biz pas geçtik ama İspanyolların meşhur domuzu da menüde..
Tavşan omuzu ise menünün yıldızı diyecekken tatlılar ekleniyor.
Şaraplar ise harika..
**
Böylece Girona içinde gezmek,görmek dolaşmak dışında sizlerle 5 mekan ile de birlikte olduk.
Yeni yazılarda buluşmak üzere.

16 Kasım 2016 Çarşamba

DALİ'NİN PEŞİNDEN CADAQUES'E UZANMAK

Girona’da edindiğimiz Dali kitabı herhalde bulabileceğimiz en iyi İngilizce yazılmış Dali kitabı idi.İçine bakarken bir kahve ,bir kahve daha demiştik ama gün uzayacaktı.Yavaş yavaş Figueres yoluna koyulacak,müzeyi gezecek,daha sonra da denize kavuşacaktık.Oyalanmak için sebep çoktu ama doğrusunu isterseniz gece olmadan otelimize yerleşmek ,daha sonra da Cadaques’in tadını çıkarmak istiyorduk.
**
Bir zamanların gözde Biarritz’ini yazdık..
Sırada bir zamanların gözde tatil yeri Cadaques var.
Dali’nin Cadaques’i..
*
Paris’te tanıştıktan sonra Dali’yi görmeye eşi ile birlikte Cadaques’e gelen Gala, asıl adı Elena Ivanovka Diakonova olan Gala, Dali’den 10 yaş büyük olan Gala..
Cadaques ‘teki Dali ziyaretinden sonra Dali ile evleneceği yola yelken açılır.
Sonrası malum..
Dali çok eser verir,çok zengin olur..Dikta rejimine destek verir..Çok önemli bir zaman dilimini Amerika’da yaşar..
Gala ölür..
Dali ölür..
Cadaques yaşar..
Dali de ölümsüz olur..
**
Ama şu bir gerçek..
Gala olmasa idi,bunların belki hiçbiri olmazdı..
**
Yemek yerken restoranda,
Akşamüstü gün akşama kavuşurken sahildeki barda ..
Cadaques’in her yerinde Dali var..
**
Costa Brava hadi gidelim denecek kadar yakın bir yer değil..
Ama gidelim denecek kadar güzel.Zaman zaman sizlerle bölgeden yazılar paylaşacağız,güzelliklerini anlatacağız.
Fakat Dali için bile gidilir.
Yaşamının önemli bir bölümünü geçirdiği Cadaques’e yaklaşık 10 dakikalık mesafedeki Portlligat’ta bulunan yazlık evi dekoru korunmuş halde Dali müzesi haline dönüştürülmüş durumda.Cadaques’de ne yapılır sorusunun yanıtı da aslında yavaş yavaş şekilleniyor.
Sahil kasabası olduğu için taze balık ve bölgenin Fransa sınırına yakınlığı sebebi ile Fransa ve İspanyol üzümlerinin ağırlıklı olduğu kavlarla dinlenilir ,yorgunluk atılır.
Dali müzesi ve Cap de Creus doğal parkı gezilir.
Sonra da yavaş yavaş isteyen Fransa yönüne ,isteyen Costa Brava hizasından aşağıya doğru inerek tatilini uzatır.
**
Fakat bu kadar az yazacak konu varken,
Dali’yi seven için yollara düşmek zaten başlıbaşına artıdır da..
Sabah günü denize girerek doğurmanın keyfi de Cadaques’de başkadır.
**
Bir daha gider misin sorusunun yanıtı da aslında Cadaques’i anlatır.
Bilmem,belki,
Belki 5 belki 10 sene sonra..
Ama ..Yine gideceğiz gibi hissediyorum.

15 Kasım 2016 Salı

KAHVALTIDAN GECE EĞLENCESİNE BARCELONA ALTERNATİFLERİ



Barcelona’da son dönemlerde oldukça fazla bulunmamızın etkisi ile önerilerimizin sayısı fazla olabiliyor.

Yazılarımızda geçen mekanların dışında sizlere hem deneyimlerimizden hem de duyduklarımızdan biraz daha yardımcı olalım.

KAHVALTI: MILK

El Gotic’te  ama biraz daha denize yakın bölümünde bulunan mekanda rezervasyon yapılmıyor.

Omletleri de , feta peynirli ya da keçi peynirli sandviçleri de harika.

Tatlı faslı ile de devam edilmeli.

**

HER ÇEŞİT –EL NACIONAL

Yüksek tavanı ile mutluluk veriyor.Her bölümü ayrı düzenlenmiş durumda.Balık isteyenler,et sevenler,tapas tercih edecekler ve barı kullanacaklar bu tercihlerini girişte seçiyorlar.Rezervasyon almıyorlar ,sırada kalmak istemiyorsanız İspanyolların geç yeme alışkanlıklarının bir adım öncesinde harekete geçmekte fayda var.

 

TAPAS: MONTBAR

Bir türlü gitme fırsatı bulamadık,adını çok duyduk hep bir şey çıktı.İki üç de yorum okuduğumuzda herkesin beğendiğini okuduk.Yazımızda yerini alsın istedik.

**

CINC SENTITS: MODERN AKIM

Ederinden sanki pahalı gibi ama tercih meselesi .Kavı çok geniş.Porsiyonlar minimal.

**

JAPON MUTFAĞI : MINAMO

Japon mutfağının meraklıları için güzel suşi mekanı.En iyisi diyemeyizonu daha ayrıntılı yazdık ama en iyisinden de göreceli olarak oldukça hesaplı.

**

GECE HAYATI :

HARLEM JAZZ CLUB: Flamenkodan Afrika tınılarına dek uzanan sıcak ortam Barcelona’daki en rahat ortamlardan birisi.

LE TERRAZZA :Sabahın ilk ışıklarına dek devam eden açık hava mekanının yaş ortalaması da genç.

CARPE DIEM LOUNGE CLUB: Bilindik isimleri görme adresi.

**

ugün üstüste Barcelona yazıları ile sevilen kentte sevdiğimiz adresleri aktardık.

Messi ve Arda başka yazıların konusu olsun,bu kadar yazıdan sonra bu ay artık Barcelona’ya veda edelim.

 




BARCELONA'DAKİ JAPON MUTFAĞININ EN İYİSİ

Barcelona’nın en iyi suşi restoranı hangisidir anketi yapsalar herhalde Koy Shunka açık ara birinci çıkar.
Katedralin yakınlarında yer alan Michelin yıldızlı Japon restoranı çok geniş olmadığı için rezervasyon yapmak akıllıca olacaktır.
Yine Barcelona’nın içinden gelen öneri ile tercihlediğimiz bu restoran için ,bize tavsiye verenler Hideki Matsuhisa ile tanışmışlıklarını ve mutfakta gerçek bir sanatçıya dönüştüğünü de aktardılar.
Doğrusunu isterseniz restoranın içindeki ortam bile daha girişte sizlere çok keyifli bir akşam yemeği yiyeceğinizi müjdelemekte.
Wagyu eti – Japon sığırı- kolay kolay tadına ulaşılmayacak bir lezzet olduğu için tercihini bundan yana kullananlar için tercih edilebilir.
İçki tercihinde %30 pirinç ağırlıklı Dewa Sansan Ginjo ya da daha bir sake olsun diyorsanız Urakasumi Zen Ginjo ile tercih yapabilirsiniz.
Suşi,sashimi, domatesli tuna,istridye ise bu güzel restoranın Japon mutfağının damak tadınıza giden lezzetleri.
Wasabi tuzu ile istakoz,
Tadına doyum olmayan karidesler ile dünyada Michelin yıldızı açısından en zengin şehir olan Tokyo’ya gitmiş kadar oluyorsunuz.
Koy Shunka’da set menü mevcut.
Daha daha yazmak yerine meraklısına gitmeden önce rezervasyon yaptırmalarının daha iyi tercih olacağını yineleyelim.
 

BARCELONA VE TAPAS .. BUYRUN..


Önce birşeyler mi atıştırsak Barcelona’da ..

Cataluna caddesinden yukarı doğru çıkıyorsanız Valencia caddesinin bir üstünde; Casa Mila’yı ziyaret edip de acıktı iseniz de karşıya geçtikten sonra iki altınızda kalan paralelde;

Mallorca caddesinin üzerinde,

“Kataluna Restaurant” –“Cerveceria Catalana” kesinlikle uğramanız gereken bir mekan.

Hadi sizi sıkmayalım tam aç değil misiniz,yine de bir şey içerim yanında da biraz tapas yerim deme yeriniz.

Daha doğrusu şehrin yerleşiklerinin tercihi..

Biz önerimizi içeriden aldık,sizlere tavsiye ediyoruz.

Ançuez konusunu daha önce blogda işledik,seveni var sevmeyeni var,hassas konu taze olması idi , ançuez ve mürekkep balığı ısrarla önerimiz olsun.

Kendilerine has “krem brüle “ ise yemekten sonra çıkmakta acele etmeyin demek için blog notumuz olarak yerini alıyor.

**

Tapas – Montaditos: Tapas kavramı –meze kavramı..Tabağımız daha ufak,lezzetlerde seçimler doğal olarak yöresel.

Montaditos içinse kanepe de diyebiliriz ufak sandviç de..

Baget kavramı ise daha büyük sandviçler için.. Flauta denilen bu sandviçler de çeşit oldukça bol.

Kolombiya da da var,İtalya’da da.

Öğrenci dostu olan 100 Montaditos zincir ağı.Biralar içilir,siparişte kağıda numaralar yazılır ve garsona iletilir.

**

Restoranda güzel taraf görsel olarak da seçim yapma şansınızın olması.Çoğu kişi için İspanyolca ile sınırlı menüler ,Barcelona her ne kadar turistik bir yer de olsa ,sıkıntı yaratabilir.

Katuluna Restaurant ‘dayız ve soğuk ya da sıcak montaditosların seçimi sizleri bekliyor.Sıcaklarda karides de ,dört pyenirli de ,beef tendorlain de ve hatta hamburger de seçenekler arasında.

**
Tapaslarda sirkeli hamsi desek olur mu..Olur..Boquerones en vinagre efendim..

Bu havanın daha daha güneyden Endülüs Bölgesinden geleni Boquerones Andulaza..

Tortilla tapaslarda ama sabah daha güzel olur diyelim.

Başlangıç için sevilen ,marine edilmiş halde bir gün bekletilen ama soğuk servisi sebebi ile bizim çok da tercih etmediğimiz Escabeche ise sevenini bekleyebilir.

Olmazsa olmaz tapas tercihimiz ise Langostinos Cocidos.- karides-

Ve balık tercihinde bacalao .Biz bu tarafı Lizbon yazımıza saklayalım,orada Bacalhau diyerek anlatırız.

**
Şarküteri Barcelona’nın herşeyi.

Gece yemeği çok geç yendiği için genelde iş çıkışında şarküteri tabağı ile yudumlanan şaraplar ağırlıkta.

Restoran tercihimizin şarküteri seçeneğinde Surtido de Ibericos domuz etinin varlığının tabağı kapladığı bir seçim olur.Bunu da eklemek istedik.

Göreceli olarak salam çeşitleri ve peyniri bir arada almak ya da sadece peynir tabağı yaptırmak isteyebilirsiniz.

**
Tapas adresimizi paylaştık..

Bir başka  yazımızda daha az detaylara girerek sizlerle Barcelona’da balık,paella,kahvaltı ve et nerede yenebilir seçeneklerini de paylaşacağız.

Bir başka yazımızda Barcelona’da gece hayatına dalacağız ve elbette Barcelona’nın peşinde stadın gürültüsüne de değineceğiz.

Instagram adresinde yeni yazılarımızın duyurusunu gerçekleştiriyoruz.Yapmamız gereken şey @gurmehikayeleri ni takip etmek olacak.

14 Kasım 2016 Pazartesi

BARCELONA'DA BALIK YEMEK İÇİN İYİ BİR ADRES



Barcelona’da en iyi balığın adresi olarak sizlere Casa Dario’yu önereceğiz.

Aslında eşsiz bir sunumla diye tanımlanan  Mandarin Otel içindeki 2 Michelin yıldızlı Moments dillerden düşmüyor ,meraklısı için adını geçirelim,özellikle şefin masasında rezervasyon yapmak isteyenler , rezervasyon tarihini öte zamanda alabilirler ,erken davranmak gerekir.

Gelelim Casa Dario’ya;

Şehrin merkezinde sayılabilecek bir yerde olan Casa Dario’ya Katulunya Meydanından yürüyerek ulaşmanız mümkün.Etlerimiz de güzel ama diye tanımladıkları menülerinde tüm malzemelerini taze olarak belirli bölgelerden getirmekteler.

Galiçya Bölgesinden gelen taze balıklar ile şehrin en bilinen restoranlarından olan Casa Dario’nun balık menüsünde Hake Balığı ,Monkfish ve Turbot ve Dil Balığı (Sole fish ) var.

Başangıçlarda da tuna tercih edebilirsiniz.

Deniz ürünlü paella da her yerde de paella yenmiyor ki diyenler için ideal bir seçim olabilir.

Şarap menüsü  İspanya ve Portekiz ağırlıklı restorana akşam gitmek için rezervasyon yaptırılmalı.